Yaşlı bir kadının ölümüne neden olan kurt için başlatılan sürek avı sonuç verdi.
” Kütahya’nın Simav İlçesi’nde yaşlı bir kadının ölümüne, diğerinin de ağır yaralanmasına neden olan kurt için başlatılan sürek avı sonuç verdi. Avcıların açtığı ateşle yaralanan bir kurdun ölüsü, Çulhalar Köyü’ne üç kilometre uzaklıkta bulundu.
Köpeği saldırıya uğrayan Sevim Yavuz, ölen kurdun saldırgan hayvana çok benzediğini söyledi. Simav İlçesi’ne bağlı başta Çulhalar olmak üzere bölgede 22 köyde saldırgan kurdun yarattığı korku sona erdi. Çulhalar Köyü’nde, 13 Nisan çarşamba günü meydana gelen ve hayvanlarını otlatan 79 yaşındaki Kezban Kartalmış’ın yaralanmasına, 76 yaşındaki komşusu Şerife Erkip’in ise ölümüne neden olan saldırgan kurt için düzenlenen sürek avı sonuç verdi. Avcılar önceki gün (pazar) Çulhalar Köyü sınırları içinde ve saldırının olduğu yere çok yakın bir bölgede bir kurt ile karşılaştı. Avcıların açtığı ateş sonucu yaralanan kurt kaçmayı başardı. Yaklaşık 200 avcının katıldığı sürek avı aynı gün sona erdirildi. Köylüler, dün (Pazartesi) sürek avının yapıldığı bölgelerde kontrole çıktı. Çulhalar Köyü’ne 3 kilometre uzaklıktaki İmranlar Köyü yakınlarında sürek avında vurulan kurdun ölüsü bulundu.
Köylülerin haber vermesi üzerine bölgeye jandarma ve İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri gitti. Bu sırada iki yaşlı kadından sonra beş inek ve iki köpeğe de saldıran kurdun teşhisi için Çulhalar Köyü’nde yaşayan Sevim Yavuz jandarma tarafından bölgeye getirildi. Köpeği kurdun saldırısına uğrayan Yavuz, ‘Büyüklüğü ve iriliği çok benziyor. Bu kurt köpeğime saldıran kurt olabilir’ dedi. Yavuz, olay günü köpeğine saldıran hayvanı başka bir köpek zannettiğini ve eline aldığı taşla hayvana vurduğunu söyledi. Ardından İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri kurdu bir araçla Dağardı Köyü’ne getirdi. Kuduz önlemi olarak hayvanın başı uzmanlar tarafından kesilerek İzmir Bornova Veterinerlik Araştırma Enstitüsü’ne götürülürken, gövdesi bir iş makinasının açtığı çukura kireçlenerek gömüldü. Kurdun ölüsünün bulunması vatandaşları çok sevindirdi. Köylüler, korku ve dehşetin yerini tekrar sükunete bıraktığını belirterek, sürek avına katılan avcılara teşekkür etti.
Yüzü tanınmaz halde
Öte yandan kurdun saldırısından ağır yaralı olarak kurtulan ve ş” nce Simav Devlet Hastanesi’ne ardından Kş tahya Evliya ş elebi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kezban Kartalmış’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Kurda elindeki sopayla karşılık vermeye çalışan, yüzünü, bacaklarını ve boynunu ısıran hayvanın kaçmasının ardından sürünerek köye gelerek durumu bildiren ve hemen hastaneye kaldırılan Kartalmış’ın yoğun bakımdaki tedavisinin tamamlandığı ve yaşlı kadının servise çıkartıldığı öğrenildi. Kartalmış’ın özellikle yüzünün tanınmaz halde olduğu belirtildi.
Neler olmuştu?
Çulhalar köyü’ne 500 metre uzaklıktaki Dereboyu mevkiinde küçükbaş hayvan otlatan 79 yaşındaki Kezban Kartalmış ile 76 yaşındaki komşusu Şerife Erkip’e ormanlık alandan çıkan bir kurt aniden saldırmıştı. Kurdun saldırısına karşılık veremeyen 4 çocuk annesi Şerife Erkip, göğsü ve başından aldığı darbelerle olay yerinde hayatını kaybetmişti. İki çocuk annesi Kezban Kartalmış ise aldığı ağır yaralara rağmen, elindeki değnekle kurdu kovalamayı başarmış ve sürünerek köye ulaşmıştı. Olayın ardından jandarma bölgedeki vatandaşları yanlız gezmemeleri konusunda uyarırken, kuduz ihtimaline karşı karantina önlemleri alınmış ve sürek avı düzenlenmişti.
Batman’da Çizgili Sırtlan Leşi Bulundu Batman’ın Gercüş İlçesi’nde avlanması yasak olan çizgili gri sırtlan leşi bulundu.
03 Ekim 2012 Batman’ın Gercüş İlçesi’nde avlanması yasak olan çizgili gri sırtlan leşi bulundu. Batman’ın Gercüş ile Mardin’in Midyat ilçeleri arasında bulunan ‘Temoatayi’ bölgesinde nesli tükenmekte olan çizgili bir Sırtlanın leşi bulundu.
Pınarbaşı Mahallesi’nde oturan 60 yaşındaki Şehmus Gökmen, üzüm bağına giderken kayalıklara yakın bölgede, çizgili gri sırtlan leşini farkederek köylülere anlattı. Bazı avcılar ile yaşlı köylüler ölen hayvan leşinin bir çizgili giri Sırtlan’a ait olduğunu tespit etti. Gri Sırtlan’ın bir benzerinin iki yıl önce de köy etrafında görüldüğünü belirten Gökmen, “İlk kez böyle bir hayvana rastladım. Önce kurt sandım. Sonradan birkaç avcıyla birlikte baktığımız hayvanın çizgili Sırtlan olduğunu öğrendik. Sırtlan’ın derisi kıymetli diye birileri onu yüzmek istedi, izin vermedik. Nasıl vurulduğunu da bilmiyoruz.
Bölgede nadir görülen bu tür hayvanlarla ilgili bize her hangi bir bilgi de verilmiyor. Fakat dağlık bölgesinde buna benzer yabani hayvanlar var” dedi. Gerçüş Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü yetkilileri ise, konuyla ilgili bilgi verdikleri Batman Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden 3 kişilik bir veteriner ekibin ilçeye gelerek ölümüyle ilgili inceleme yaptıklarını kaydetti.
Nesli tehlike altındaki çizgili sırtlan,7 yıl süren çalışmalar sonucunda yarı çöl ikliminin yaşandığı Şanlıurfa bozkırlarında gözlendi
T24BM Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle yürütülen “Bozkır da Güzeldir” projesi kapsamında, Doğa Derneği ile Doğa Kültür ve Yaşam Derneği üyeleri, çizgili sırtlanı doğal ortamında görüntüledi.
Bölgede 7 yıl süren çalışmalar sonucunda yuvaları tespit edilen çizgili sırtlan, bozkır ve kayalık alanlarda yaşıyor ve aslanlara kafa tutan ender canlılar arasında bulunuyor.
Urfa bozkırlarında çöl varanı, çizgili sırtlan gibi nesli tehlike altındaki canlıların doğal yaşam alanlarında görüntülenmesi, bu türlerin korunmasına yönelik umutları artırıyor.
Köylülerle tek tek görüşüldü
Doğa Derneği üyesi Turan Çetin yaptığı açıklamada, çizgili sırtlanları korumak için muhtarlar, köy imamları ve köylülerle görüştüklerini, türün doğadaki önemini ve neslinin tehlike altında olduğunu anlattıklarını söyledi.
Köy okullarında eğitim çalışmaları düzenleyerek, öğrencilere çizgili sırtlan ve diğer önemli türler hakkında bilgiler verdiklerini belirten Çetin, şöyle konuştu:
“Çizgili sırtları, yaşam yerlerinde, uzun ve zorlu koşullarda gözlemledik. Bu türün görüntülenmesi ve korunmasına bölgedeki yerel halk büyük destek sağlıyor. Hatta bazı köylüler Doğa Derneği gönüllüsü olarak çalışıyor. Çizgili sırtlanların yaşadığı yerle yuvalama alanlarının koruma altına alınarak, yasal statü kazanması çok önemli. Bölgemizdeki karar vericiler bu konuda destek olmalı.”
Çizgili sırtlan
Çizgili sırtlanın, geçmişte Güney Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da yaygın olarak yaşadığı biliniyor. Bozkır, yarı çöl sahaları ve kayalık alanlarda yaşayan çizgili sırtlanın temel besinini hayvan ölüleri oluşturuyor. Kirli açık sarı renkteki çizgili sırtlanın üzerinde siyaha yakın koyu renkli 6-10 santimetre genişliğinde şeritlerle ensesinden beline kadar sert ve dik kıllardan oluşan yele bulunuyor.
Gaziantep’in Nizip ilçesinde bir avcının kurt sanarak vurduğu hayvanın sırtlan olduğu ortaya çıktı.
Gaziantep’in Nizip ilçesinde bir avcının kurt sanarak vurduğu hayvanın sırtlan olduğu ortaya çıktı. İlçeye bağlı Yeniyazı köyünde avcılıkla uğraşan A.Y, avlanmak için çıktığı Kartepe mevkisinde, kurt zannettiği bir hayvanı av tüfeğiyle vurarak etkisiz hale getirdi. A.Y. daha sonra yanına gittiği hayvanın, kurt değil sırtlan olduğunu fark etti.
Köy sakinlerinden Nusret Çam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, avcılıkla uğraşan bir arkadaşının 2 gün önce yüksek bir mevkide kurt sanarak vurduğu hayvanın sırtlan olduğunu tespit ettiklerini belirtti. Bölgedeki vatandaşların 3 yıldır köyün dağlık kesimlerinde bir sırtlan olduğunu söylediklerini ve vurulan sırtlanın bu olduğunu düşündüklerini dile getiren Çam, ”Sırtlanın bu bölgede olması çok ender bir vaka” dedi.
Senegal’deki doğa harikası pembe gölün sırrı ortaya çıktı. Senegal’deki Retba gölü, dünya mirasları arasında yer edinmiş durumda.
Senegal’deki doğa harikası pembe gölün sırrı ortaya çıktı. Senegal’deki Retba gölü, dünya mirasları arasında yer edinmiş durumda. Tuz üretilen gölün renginin pembe olmasının nedeni ise, içinde yaşayan bakterilerin güneş enerjisi kullanarak kırmızı pigment üretmesi. Yılda yaklaşık 24 ton tuzun çıkarılan bu gölde tuz üretimi için sadece insan gücü kullanılıyor. Senegal’in kuzeybatısında bulunan Pembe Göl, görenleri hayrete düşürüyor.
Senegal’in kuzeybatısında bulunan Pembe Göl, görenleri hayrete düşürüyor. Gerçek adı Retba olan, içerisinde bulunan bir siyano bakterilerden dolayı pembe rengine bürünen gölde, bakteri dışında hiçbir canlı yaşamıyor.
Ölü Deniz gibi içerisinde bulunan yoğun tuzdan dolayı, insan vücudunun batmadığı gölde, turistler gölün keyfini çıkarıyor. Gelen turistlere eski model kamyonetlerle etraftaki kum tepeciklerinde çöl safarisinin de yaptırıldığı bölge, Senegal’in önemli turizm merkezlerinden birini oluşturuyor.
Göl aynı zamanda yüzlerce Senegalliye de ekmek kapısı olmuş durumda. Derinliğin en fazla 3 metre olduğu ve insan vücüdunun batmadığı gölden tuz çıkaran insanlar, eski yöntemlerle çıkardıkları tuzu yerel piyasa satarak geçimini sağlıyor. Senegal’in başkenti Dakar’a 35 km uzaklıkta olan göl, Atlas Okyanus’un hemen yanı başında bulunuyor.
YILDA 24 TON TUZ ÇIKARILIYOR
Gölden toplanan tuzları sandaldan kıyıya taşımak kadınlara düşüyor. Yılda yaklaşık 24 ton tuzun çıkarıldığı bu gölde tuz üretimi için sadece insan gücü kullanılıyor. Tuz tepecikleri gölün hemen bitiminden yükseliyor. Pembe göl her gün yüzlerce turisti ağırlıyor.
Flamingoların renk sırrı
1. aşama
Dunaliella salina, özellikle aşırı tuzcul ekosistemlerde yaşayan ve zengin beta karoteni içeren bir su yosunu (alg) türü.Güneşli havalarda fotosentez sonucu turuncuya dönüşüyor.
2. aşama
Turuncuya dönüşen ve beta karoteni içeren Dunaliella salina yosunlarını yiyen Artemia salina’ların rengide turunculaşıyor.
Dunaliella salina, özellikle aşırı tuzcul ekosistemlerde yaşayan bir su yosunu (alg) türü.
Büyüleyici buz mavisi rengiyle ünlü Tuz Gölü’nün güneybatı kıyılarının kızıl renge boyanmaya başlamasının nedeni araştırıldı Gölden alınan numunelerin laboratuvarda incelenmesi sonucu kızıl renge, toplu iğne ucunun binde biri büyüklüğündeki ”Dunaliella salina” adı verilen bir tür su yosununun neden olduğu tespit edildi
Buz mavisi rengiyle bilinen Tuz Gölü’nün güneybatı kıyılarının kızıl renge boyanmasının nedenini araştıran bilim adamları, renk değişikliğine toplu iğne ucunun binde biri büyüklüğündeki ”Dunaliella salina” adı verilen bir tür su yosununun (alg) neden olduğunu belirledi. Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoteknoloji ve Moleküler Biyoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Murat Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tuz Gölü’nüm özellikle güneybatı kıyılarında yayılan kızıl rengin nedenini tespit etmek için çalışma yaptıklarını söyledi.
Tuz Gölü’nün kıyısında görülen ve geniş bir alanı kaplayan kızıl rengin nedeninin beta karoten adı verilen bir pigment olduğunu, bu pigmentin üç canlıda görülebileceğini belirten Kaya, ”Bunlardan bir tanesi Artemia salina. Ancak artemia dediğimiz canlının bu kadar yüksek tuzluluk derecesinde yaşaması imkansız. Diğer bir seçenek Dunaliella salina dediğimiz bir alg türü. Bu genelde tuzcul halofil ekosistemlerde yaşayan bir tür. Bir diğeri de Halobakterium dediğimiz bir bakteri” dedi.
Göle rengini veren bu pigmentin bulunduğu canlıyı tespit etmek için çalışmalarını laboratuvar ortamında sürdürdüklerini kaydeden Kaya, şunları ifade etti:
”Tuz Gölü’nde kızıl renge neden olan canlıyı hem arazi koşullarında hem de laboratuvar koşullarında araştırdık. Dunaliella salina veya halobakterium dediğimiz iki canlıdan bir tanesi veya bunların kombinasyonu şeklinde bir sonuç bekliyorduk. Yaptığımız çalışma sonucunda Tuz Gölü’nde kızıl renge neden olan canlının Dunaliella salina dediğimiz bir su yosunu türü olduğunu tespit ettik. Dunaliella salina, özellikle aşırı tuzcul ekosistemlerde yaşayan bir alg türüdür. Tuz Gölü’nde yaşaması oldukça doğaldır. Dunaliella salinanın Tuz Gölü’nde aşırı derecede çoğalması olayına algal bloom demekteyiz. Algal bloom belli bir alg türünün belli bir bölgede aşırı derecede çoğalmasıdır.”
Kaya, bu canlının büyüklüğünün 10 mikron ya da toplu iğnenin ucunun binde biri kadar olduğunu belirtti.
Flamingoların besin zincirinde yer alıyor
Türkiye’de flamingolar konusunda araştırma yapan Doğa Koruma Merkezi Tür Koruma Proje Koordinatörü Özge Balkız ise Tuz Gölü’ndeki kızıllığı yansıtan fotoğrafları Fransa’daki flamingo uzmanı bilim insanlarıyla paylaştığını söyledi.
Fransa’dan gelen cevabın da aynı sonuca işaret ettiğini, Tuz Gölü’ndeki canlıların bir tür alg olan dunaliella salina olduğunu söyleyen Balkız, şöyle devam etti:
”Flamingolar Artemia salina’larla besleniyor. Artemia salina’ların besin kaynağı ise Dunaliella salina dediğimiz alglerdir. Tuzlu ortamlarda bulunuyorlar. Tuzluluk arttıkça dunaliella salinaların sayısı da artıyor. Dunaliella salinaların çok yoğun olduğu yerlerde o bölge kırmızı görünüyor. Sayıları ne kadar fazlaysa kırmızılık da o boyutta yoğunlaşıyor.”
Tuz Gölü’ndeki kızıllığın suların azalmasına bağlı olarak sığ bölgelerde meydana geldiğini vurgulayan Balkız, ”Sığ bölgelerde suyun azalmasına bağlı olarak tuzluluk artıyor. Tuzluluktaki yoğunlaşmayla dunaliella salinaların yoğunluğu da artıyor. Burada ölüm olayı yok ve kırmızılığın olduğu yerde daha fazla dunaliella salina yaşıyor demektir. Kış aylarında ise göldeki su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak kızıllık yok oluyor” dedi.
Balkız, yaşanan bu olayın gayet doğal olduğunu, bir tehlike bulunmadığını, Akdeniz Havzası’ndaki tuzlu göllerde de buna benzer olayların zaman zaman yaşandığını sözlerine ekledi.
Pink Lake in Australia’s Goldfields-Esperance area is ever changing in color. It gets its pinkness from a combination of the green alga (Dunaliella salina) and halobacterium (Halobacteria cutirubrum), as well as the concentration of brine prawn. The lake needs a high level of salt content, a high temperature, and adequate light for the algae to accumulate the pigment beta carotene and for the pink halobacteria to grow in the salt crust at the bottom.
Pink Lake Retba, Dakar Region, Senegal (#1)
Pink Lake Retba, Dakar Region, Senegal – Locals collecting salt
Size: (3 sq. Km). “Lake Retba“ aka “Lac Rose” (meaning the pink lake) is a salt lake with 40% salt content that rivals the Dead Sea of Jordan making it easy to float. Fortunately the high salt content supports the locals who extract the salt that finally goes into food products and cosmetics. To protect their skin Senegalese people apply a coat of natural butter. The Dakar Rally ends here.
Lake Retba
Pink Hutt Lagoon, Australia (#2)
Pink Hutt Lagoon, Australia
Size: (14km x 2.3 km). “Hutt Lagoon” is a salt lake located near Hutt River by the west coast in Australia. The water is pink because of the algae which flourishes in the saline water. Hutt Lagoon gets its salinity because of the nearby ocean which pushes water on high tides and underground seepage.
Pink Lake, Australia (Goldfields-Esperance area) (#3)
The Pink Lake Australia
Size: (4km x 2km). Surprisingly people just call it the “Pink Lake” even though it is not pink all year. It shows similarity to the Red Beach, China. When the lake water rises in salinity and the right amount of sun hits the lake, its green algae turns into a mix of pink and red. (photo credit)
Pink “Lake Hillier”, Western Australia (#4)
Pink lake hillier, Australia
Size: (600 metres x 250 meter). Located in the Recherche Archipelago in Australia Lake Hiller is #4 in our list of pink lakes. Unlike Lake Retba that changes color depending on the amount of sunlight, Lake Hillier has a permanent pink. It is also much smaller in area. As with other lakes, this one too has a high salt concentration.
Pink Lake of Salina de Torrevieja, Spain (#5)
Pink Lake of Salina de Torrevieja, Spain
“Salina de Torrevieja” is a pink lake that sandwiches the city of Torrevieja against the sea. Unlike the pink Lake Retba, Salina de Torrevieja and its sister lake La Salina de La Mata have lower salt concentration, which is just the right concentration to keep the air clean, making it one of the healthiest places on earth.
Dusty Rose Lake, Canada (#6)
“Dusty Rose Lake” is the only pink lake that is not saline and does not have any algae formation; yet as pink as it gets all year. Though there is no clear explanation for the color, common belief is that underground glacial water passes through rocks collecting minerals and sediments that give it the pinkness.
Dusty Rose Lake, Canada
Pink Masazir Lake or Masazirgol, Azerbaijan (#7)
Pink Masazir Lake or Masazirgol, Azerbaijan
Size: (10km sq). Compared to all other pink lakes Masazirgol or Masazir Lake is the most commercialized. With many factories set up by the shores, the lake produces a over a million ton of salt every year. Clever use of all that salt which would otherwise make the water excessively saline.
Pink Lake of Quairading, Australia (#8)
Located in the small town of Quairading, the small lake is pink all most of the year with some parts turning dark to an almost Maroon shade. Its not a big spectacle or popular like the other ones here. The salt concentration is lower and the size much smaller. Its still a pretty sight if you are in the neighbourhood.
Uluslararası Vahşi Yaşamı Koruma Vakfı (IFAW) Rusya’nın Çukotka bölgesinde her yıl 200′e yakın kutup ayısının avcıların kurbanı olduğunu açıkladı.
Vakfın Rusya Başkanı Maria Vorontsova, Çukotka bölgesinde kutup ayısı popülasyonun çok kötüye gittiğini, bölgede en fazla bin 500 civarında kutup ayısı kaldığını söyledi.
Arktik bölgesinde Kara Denizi ve Laptev Denizi bölgesinde kutup ayı popülasyonu ile ilgili net verilerin olmadığına değinen Rus yetkili, ‘Diğer bölgelerde kutup ayısı avlanmasına yönelik bir sorun henüz tespit edilmedi.’ uyarısında bulundu.
Arktik bölgesinde toplamda 5-6 bin civarında kutup ayısının yaşadığı Rusya’da 1957′den bu yana avlanma yasak. Rusya avlanmanın serbest olduğu Kanada’dan ayı derisinin ithalatının yapılmasına ise izin veriyor.
Çevreciler Rus avcıların 30 bin ruble (1000 dolar) karşılığında Kanada sertifikası aldığı ve bölgede av yaptığını iddia ediyor. Ayı postu piyasada 1 milyon rubleye (30 bin dolar) alıcı bulabiliyor. Vorontsova’ya göre son on yılda dünya genelinde 30 binden fazla ayı postunun satışı gerçekleşti.
Kutup ayılarının dünya genelindeki popülasyonu ise 21 bine gerilemiş durumda.
Rusya ve ABD dünya çapında ayı postu ticaretinin yasaklanması için girişim başlatmıştı. Bangkok’ta 7 Mart’ta gerçekleşen ‘Uluslar arası Vahşi Yaşamı Koruma Konferansı’nda’ yüzlerce hayvan türü koruma altına alınırken, ayı postu ticareti yasaklanamadı. Toplantıda 38 ülke yasağa destek verirken, 42 ülke karşı çıktı. 46 ülke ise çekimser oy kullandı.
Dünya’nın ve Avrupa’nın sayılı önemli deltalarından olan Kızılırmak Kuş Cenneti Deltasında neler oluyor?
Alan son derece özenle korunması gerekirken yapılan bilinsizle uygulamalar “pes artık” dedirtiyor..
Samsun`un 19 Mayıs ilçesine bağlı Yörükler Beldesi`nde su papatyalarının yaşam alanı olan kanal toprak ile doldurularak doğa katliamı yapıldı.
Doğa katliamı, Bafralı doğa fotoğrafçısı Mustafa Usta`nın Kızılırmak Deltası`ndaki bazı bölgeleri özel olarak her yıl fotoğraflama çalışması sırasında ortaya çıktı.
Kızılırmak Deltası`nda periyodik olarak fotoğraflar çeken ve deltadaki değişimi fotoğraflayan Mustafa Usta, Yörükler Beldesi`ndeki köprünün Batı yakasındaki su papatyalarını tekrar fotoğraflamak için gittiğinde adeta şok oldu. Bir yıl önce fotoğraflarını çektiği su papatyası havzasının toprakla doldurulduğunu gören Usta, haber merkezimizi arayarak doğa katliamını haber verdi.
Bir yıl önce aynı noktadan çekilen fotoğraflar olayın vahametini ortaya koydu. Bir yıl önceki fotoğraflarda papatyaların cennet bahçesine dönüştürdüğü kanal, bir hafriyat sahasına dönüşmüştü.
Fotoğraflardaki katliamı görmek için Deltaya gidildiğinde tahribat en acı şekilde gözler önüne serildi. Kanal temizliği amacı ile sudan alınan toprağın köprü ayağına yakın bir yerden tekrar su dolu olan, su papatyalarının ürediği, büyüdüğü yere yığıldığı, kanalın önü kesilen tarafındaki bölümünde papatyalar yerine yosunların büyüdüğü görüldü.
Kanaldan çıkarılan çamurun yığıldığı yer ile kıyı arasındaki boşluk da hafriyat araçları ile doldurularak yeni boş bir alan açılmış.
Köy muhtarı ile yapılan görüşmede muhtar, kanalın kendi istekleri ile temizlendiğini açıkladı. Su papatyalarının olduğu yere dolgu yapıldığı ve papatyaların yok olduğunun söylenmesi üzerine ise “N`olmuş ki, derdiniz papatyaysa ben size bulurum” diye cevap verdi.
Olayın ortaya çıkması üzerine Orman ve Su İşleri Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü Samsun Şube Müdürlüğü Bafra Şefliği Kuş Cenneti Sorumlusu Cengiz Akyüz, “DSİ burada kanal çalışması yapmış ama burası başka kişiler tarafından toprak taşıyarak göl havzası doldurarak düzlenmiş. Bu toprak nereden geldi, kim tarafından geldi onu bilmiyoruz. Bizim yaptığımız ön etüt çalışmasında toprağı dışarıdan geldiğini tespit ettik. Rapor hazırlayarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü`ne göndereceğiz. Yaklaşık bin metre kare alan dışarıdan getirilen toprakla doldurulmuş, konunun takipçisiyiz” dedi.
Kanal temizleme işleminin DSİ tarafından yapıldığı öğrenilirken kıyı ile kanaldan çıkan toprak arasındaki boşluğun kimler tarafından doldurulduğu ortaya çıkmadı.
Çin’in Xiamen Haican Hayvanat bahçesinde çekilen bu fotoğraf kelimenin tam anlamıyla Çin işkencesinin bir örneği.
Yerde açlıktan ve kötü muameleden bir deri bir kemik haline gelmiş erkek aslan ve onun başında bekleyen dişi bir aslan görenleri dehşete düşürüyor. İnsanlık adına utanç verici bu görüntü Çin’de ki yardım örgütlerini harekete geçirdi. Aslan tıbbi tedavi için rehabilitasyon merkezine götürüldü.
Orman ve Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğü Sinop Şube Müdürü Fatma Karahan, donmaktan son anda kurtarılan yavru ayıyı evinde biberonla besleyerek yavru ayıya adeta annelik yapıyor.
22 Şub 2013
Orman ve Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğü SinopŞube Müdürü Fatma Karahan, AA muhabirine, Ayancık ilçesi Söküçayır köyünde, mezarlıkta temizlik yapan vatandaşların, donmak üzere olan bir yavru ayı bulduğunu ve durumu kurumlarına haber verdiğini söyledi.
Yavru ayının bölgeye gidilerek bulunduğu yerden alındığını belirten Karahan, yavru ayıyı veteriner kontrolünde evine getirerek ayının bakımını üstlendiğini, evde en büyük yardımcısının 14 yaşındaki oğlu olduğunu belirtti.
Karahan, “Ayaklarında donmadan ötürü pençelerinin yani tırnaklarının dökülme durumu söz konusuydu. Yapılan tedavi sonucunda iki ayağını kurtardık. Arka ayaklarında sıkıntıları var, bunların tedavisi ise devam ediyor. Evde bana ayının bakımı sırasında en büyük yardımı oğlum Deniz yapıyor” dedi.
Karahan, bölgede yavru ayının annesinin de arandığını, bulunması halinde yavrunun doğal ortamına bırakılabileceğini sözlerine ekledi.